24 Kasım 2024 Pazar

TTK

   Buraya en son 3 yıl önce yazmışım. O zamandan beri burayı açıp yazdıklarımı okuduğumu da hatırlamıyorum. Galiba artık kimse blog okumuyor ve yazmıyor.

   3 yıl önceki düşünce tarzımla şu anki bayağı benzerlik gösteriyor. Çok bir şey değiştiği söylenemez. Sanırım bu benim için pekte iyi bir şey değil herhalde. Dışardan bakınca 3 yılda bir arpa boyu yol almamışım falan gibi bir izlenim yaratıyor. Ki bence alakası yok. Uzun zamandır biri ve ya birileri okusun diye bir şey yazmıyorum. Word'e yazıp sonra siliyorum yazdıklarımı. Bu kötü bir eylem gibi görünse de yazma kavramına bakışım hakkında olumlu bir fikir verebilir. Yani birileri okumasa da yazmaya ihtiyaç duymam benim açımdan olumlu olabilir ve ya olmayabilir de.

  Her neyse iş bitti, evdeyim ve evdeyken bir şeylerle uğraşmak, birilerine fayda sağlamak beni çok iyi hissettiriyor. 1 yıldır neredeyse aralıksız çalışıyorum. Şu an en azından 1 ay kadar durmam gerekiyor olduğunu fark ettim. Bu durma sürecini nasıl değerlendireceğimi de bilmiyorum. Aklımda ilginç bir fikir de yok. Sadece kitap ve müzik bağımlısıyım. Kendimi durdurmak için buraya yazmayı deneyeyim dedim. Biri ve ya birilerinin okuması gerginliği belki beni daha çalışkan yapar. Büyük bir cesaret örneği gösterip insanlar okusun diye İnstagram'a link koyacağım. Nasıl yapılıyor onu da bilmiyorum. Halkımızı bu muhteşem edebi süreci gözlemleme keyfinden mahrum bırakmam istemem.




15 Mart 2021 Pazartesi

düşün ki sen bunu okuyorsun

oradasın, biliyorum. bu satırları okuyorsun.

şimdi bu satıra geçtin, kaşların çatıldı. kafan karıştı. kimle konuştuğumu, bu satırları kime yazdığımı anlamaya çalışıyorsun. ben bu satırları sana yazıyorum. ona, buna, şuna değil. sana yazıyorum. dünyanın her neresindesin bilmiyorum, hangi şehrin hangi sokağından okuyorsun bu yazdıklarımı bilmiyorum. bir otobüste misin, trende misin, saat orada kaç? bilmiyorum.. ekrana dökülen saçların ne renk inan bana tahmin edemiyorum. ve inan bana bunların hiçbirinin önemi yok. saçlarının renginin, saçlarının olup olmamasının, nerede olduğunun, saatin kaç olduğunun.

tek önemli olan sensin. bu satırları okuyor olman. tek önemli olan şimdi bu cümleye geçmiş olman. neler yaşadın, neleri atlattın, neler yaşayacaksın, neleri atlatmak zorunda kalacaksın bilmiyorum. tek bir bildiğim var, bu dünyada çıkmaz sokak yok. sonuna geldiğini düşündüğün her yolda, o yolun sonunda bir duvar da görsen adım attığında yıkılacak o duvar. belki mahvolmuş bir haldesin, belki pes ettin, belki çaresizsin, belki artık hiçbir şeyin iyi olacağına inanmıyorsun.

bu satıra geçti isen, hala umut var demektir. çünkü bu satırları okumaya devam ediyorsan bu satırlardan bir kurtuluş yolu, bir cevap arıyorsun demektir.
derin bir nefes al. bir nefes daha. ve bil ki, “vardır elbet bir çıkılacak yol.” yeter ki o yola adımını at. o telefonu eline al, kendini tuttuğun o mesajı at. aynanın karşısına geç, kendine bir bak. o kadar değerlisin ki kendinin kendine yazık etmesine izin verme, saçlarını tara. bir özür dile kendinden. kendine yaptığın haksızlıklar için, kendini soktuğun o çıkmaz sokak için, kendini suçladığın her an için özür dile kendinden. bu dünyadaki en önemli insan sensin. bu dünyadaki en değerli insan sensin. başkalarına verdiğin değerin yarısını bile kendine vermediysen eğer, şimdi bir kez daha özür dile kendinden. ve bir kez daha. unutma, herkes gittiğinde bile ruhun seninle kalacak.. 

senin en yakın arkadaşın, en daimi ailen sensin..

14 Nisan 2016 Perşembe

En fazla bir kaç sigara içerdik

Bakma sen bana ben ne söylediğimi bilmiyorum. Sende zaten ne istediğinin farkında değilsin. Ne söylersem söyleyeyim içinde bulunduğumuz duruma faydası olmayacak. Sende şu durumda neyin sana iyi geleceğini anlayamayacaksın. Şu an ki bulunduğumuz durum sonucu belirsiz bir futbol maçı gibi.  Orta saha mücadelesi şeklinde geçiyor maç. Defansımız iyi ama ikimiz de gol yollarında iyi değiliz. Ortak bir şarkımız yok. Bende çok sevdiğin bir şey yok. Benimde sende sevmediğim hiçbir şey yok. Böyle garip bir durum işte. Ama ben pişman değilim seni tanıdığımdan. Bir şey kaybetmedim ben. En fazla bir kaç sigara içerim. Birkaç da  iyi geceler ve fazlasıyla seni seviyorum. Anlatsam anlatılmayacak kadar..